Klinik Toksikoloji Derneği
 

Dünyada, toksikolojinin başlangıcını insanlık tarihi ile birlikte başlatmak mümkündür. Onaltıncı yüzyılda Paracelsus’un zehiri tanımlayan “Her madde zehirdir, zehir olmayan madde yoktur; ilacı zehirden ayıran dozudur” sözleriyle, modern toksikolojinin temeli atılmıştır. Alfred Swaine Taylor (1806-1880) ise aynı konuda “Küçük dozda bir zehir ilaçtır, yüksek dozda bir ilaç zehirdir” demektedir.
 
Bu yüzyılın başına kadar, dünyamızda kullanılan kimyasalların sayısı birkaç bini geçmezken, 20.yüzyıldaki hızlı gelişmeler, kullanılan kimyasalların sayısını da hızla artırmıştır. Bugün büyük bölümü sentetik olmak üzere 60.000’in üzerinde kimyasal maddenin çeşitli amaçlar için kullanıldığı bilinmektedir. Kullandığımız bu kimyasalların başlıcaları;
 
  • Endüstriyel kimyasal (48.000)
  • İlaç aktif maddesi (4.000)
  • İlaç yardımcı maddesi (2.000)
  • Endüstriyel kimyasal (48.000)
  • İlaç aktif maddesi (4.000)
  • İlaç yardımcı maddesi (2.000)

 

Birleşmiş Milletler Çevre Programı’nın (UNEP) verilerine göre, bu sayıya her yıl 1.000 in üzerinde yeni kimyasalın eklendiği de bildirilmektedir.  Kimyasal sayısındaki bu artışın yanı sıra üretilen toplam miktarlarında da hızlı bir artış söz konusudur. Dünyadaki kimyasal madde üretimi, 1950 yılında 7 milyon ton iken, bu rakam 1970 yılında 63 milyon tona, 1985 yılında 250 milyon tona ulaşmıştır. Bugün ise bu rakamın 400 milyon tona ulaştığı tahmin edilmektedir. Kimyasal kullanımındaki bu hızlı artış toplumsal kemofobi olarak adlandırabileceğimiz bir gelişmeyi de beraberinde getirmiştir. Kemofobinin oluşmasında kimyasal madde kullanımındaki artışın yanı sıra kimyasalların yol açtığı trajik olayların da rolü büyüktür.

Toksikoloji, kimyasalların üretim öncesi ve sonrası zararsızlık limitlerini belirleyen bir bilim dalıdır. Günümüzde, modern yaşamın sürdürülmesinin bir gereği olarak kimyasalların artan miktarlarda kullanılması ve bunların yarattığı tehlikeler toksikolojinin önemini giderek artırmıştır.

 
 

Her gelişen bilim dalı gibi toksikoloji de alt dallara ayrılarak gelişmesini sürdürmektedir.
Uygulama alanları dikkate alındığında bu alt dallar aşağıda gibi isimlendirilebilir;

 

Klinik Toksikoloji

Veteriner Toksikoloji

Forensik Toksikoloji

Mesleki Toksikoloji

Çevresel Toksikoloji

Analitik Toksikoloji

Toksinoloji

Biyokimyasal Toksikoloji

Farmasötik Toksikoloji

Gıda Toksikolojisi

Aquatik Toksikoloji

Genel Toksikoloji

Afet Toksikolojisi

Fitotoksikoloji

 
 
 

“Klinik Toksikoloji”

 

Başta ilaç, kozmetik, tarım ilacı, gıda katkı maddeleri, ev temizlik malzemesi ve endüstriyel kimyasallar olarak çok geniş bir alana yayılan bu ve benzeri maddeler, doza bağımlı olarak toksik etki gösterebilmektedirler. Klinik toksikoloji ise bu maddelerle meydana gelen zehirlenmelerin tedavisini üstlenen ve yeni tedavi yaklaşımlarının geliştirilmesi ile uğraşan, toksikolojinin alt dallarından birisidir. Klinik Toksikoloji,  dünyada ilk defa 1968 yılında, Amerikan Klinik Toksikoloji Akademisi’nin kurulmasıyla bilimsel olarak gündeme gelmiştir.

 
 
Secured By miniOrange